Çetinkayalar Tarım Makinaları: Emekten İhracata Uzanan Bir Başarı Hikâyesi
Türk tarım makineleri sektöründe yarım asra yaklaşan tecrübesiyle öne çıkan Çetinkayalar Tarım Makinaları, emeğin, sabrın ve kalite anlayışının somut bir karşılığı olarak büyümeye devam ediyor. Kurucusu Osman Çetinkaya’nın 1968 yılında bir ustanın yanında başlayan yolculuğu bugün 42 ülkeye ihracat yapan güçlü bir sanayi markasına dönüştü. Harman ve saman makineleri alanında Türkiye’nin en kapsamlı üreticilerinden biri olan Çetinkayalar, tarımda verimliliği artıran çözümleriyle hem Türk çiftçisine hem de dünya pazarlarına değer katıyor. Çetinkayalar Tarım Makinalarının kalite, güven ve istikrarla Konya’dan dünyaya uzanan başarı hikâyesini ve Çetinkayalar Firmasını firma kurucusu Osman Çetinkaya ile konuştuk.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Çetinkayalar Tarım Makinaları’nın kuruluş hikâyesini ve bugün geldiği noktayı kısaca anlatır mısınız?
Ben Osman Çetinkaya, 1953 doğumluyum. İş hayatına 1968 yılında, ilkokulu bitirdikten sonra Karaman Caddesi’nde Çayırlı Mustafa ve Alpaslan ustaların yanında başladım. O yıllarda tarım makineleri alanında tornacı ve kaynakçı olarak çalıştım. 1973 yılında askerliğimi tamamladıktan sonra, 1979’da Meram Sanayisi’nde 32 metrekarelik küçük bir dükkân açarak bugün Çetinkayalar Tarım Makinaları olarak bilinen firmamızın temelini attım. İlk zamanlarda 10–30 adet makine üretirken, işlerimizin iyi gitmesiyle üretim kapasitemizi artırdık. Önce 100 metrekareye, ardından Anadolu Sanayisi’nde 520 metrekarelik bir alana taşındık. Bugün ise Konya’daki 4. Organize Sanayi Bölgesi’nde toplam 20.000 metrekare alanda faaliyet gösteriyoruz. Bu istikrarlı büyümenin temelinde, her zaman kaliteyi ön planda tutmamız yer alıyor. Şu anda oğlum Nuri Çetinkaya’da firmamız bünyesinde özellikle yurt dışı ihracat faaliyetlerini yürütmektedir.
Sunmuş olduğunuz ürün ve hizmetleriniz nelerdir?
Firmamız ağırlıklı olarak harman makineleri (patoz) ve saman makineleri üretmektedir. Bu iki ana grupta Türkiye’nin en geniş ve en teknolojik ürün gamlarından birine sahibiz. Toplamda 4 farklı harman makinesi ve 2 farklı saman makinesi çeşidi üretiyoruz.
Ürünlerinizin müşterilerinizin verimliliğine ve üretim süreçlerine katkılarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ürettiğimiz makineler, yüksek verimlilik, dayanıklılık ve uzun ömür esas alınarak tasarlanmaktadır. Çiftçilerimizin daha kısa sürede, daha az yakıtla ve daha az iş gücüyle üretim yapmalarına katkı sağlıyoruz. Bu da hem maliyetlerin düşmesine hem de tarımsal verimin artmasına doğrudan etki ediyor.
Firma olarak tarım sektöründe sizi rakiplerinizden ayıran temel özellikler nelerdir?
Bizi rakiplerimizden ayıran en önemli özelliğimiz, verdiğimiz sözleri zamanında yerine getirmemizdir. Kaliteli ürün üretmenin yanı sıra, satış sonrası hizmetlerde de müşterilerimize aynı kaliteyi sunuyoruz. Güvenilirlik, sürdürülebilirlik ve müşteri memnuniyeti bizim için vazgeçilmezdir.
Teknoloji ve Ar-Ge yatırımları açısından son dönemde ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz?
Üretim parkurumuzdaki makineleri sürekli olarak son teknolojiyle revize ediyoruz. Bu sayede üretim hassasiyetini artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve maliyetleri düşürüyoruz. Amacımız, teknolojiyi en doğru şekilde kullanarak hem kendimize hem de müşterilerimize katma değer sağlamaktır.
Konya ve Türkiye tarımı için Çetinkayalar’ın üstlendiği rolü nasıl tanımlarsınız?
Konya, tarımın kalbidir. Biz de Konya’dan doğan bir firma olarak Türkiye tarımına güçlü, dayanıklı ve verimli makineler kazandırmayı kendimize görev edindik. Çiftçimizin yanında olan, üretimi kolaylaştıran bir marka olmayı önemsiyoruz.
İhracat ve yurt dışı pazar hedefleriniz hakkında neler söylemek istersiniz?
Bugüne kadar 42 ülkeye ihracat gerçekleştirdik. Kısa vadeli hedefimiz bu sayıyı 45 ülkeye çıkarmak ve Türk tarım makinelerini dünya genelinde daha geniş pazarlara ulaştırmak.
Sürdürülebilir tarım ve çevre dostu üretim konusunda firmanızın yaklaşımı nedir?
Üretim süreçlerimizde kaynakları verimli kullanmaya, uzun ömürlü ve çevreye daha az zarar veren makineler üretmeye özen gösteriyoruz. Dayanıklı ürünler, hem çevresel etkiyi azaltıyor hem de sürdürülebilir tarıma katkı sağlıyor.
Tarım sektörünün geleceğini nasıl görüyorsunuz ve bu geleceğe Çetinkayalar olarak nasıl hazırlanıyorsunuz?
Tarımın geleceği daha fazla teknoloji, daha fazla verimlilik ve daha bilinçli üretim üzerine kurulacak. Biz de Çetinkayalar olarak bu geleceğe; Ar-Ge yatırımlarımızı artırarak, teknolojik altyapımızı güçlendirerek ve müşteri ihtiyaçlarını yakından takip ederek hazırlanıyoruz.
Son olarak bir anınızı bizlerle paylaşır mısınız?
Mardin Kızıltepe’de kırmızı mercimek çekimi için Mehmet ve Süleyman Irmak yanımıza geldiler. O güne kadar mercimek için hiç makine üretmemiştik. Buna rağmen bir patos makinesi yapıp kendilerine gönderdik ve kullanacakları zaman bizi çağırmalarını istedik. Bizi çağırdılar, ben de abimle birlikte yanlarına gittim. Makineyi çalıştırdık ancak yaptığımız patos makinesini pek beğenmediler. Biz de kimseyi mağdur etmemek adına, “Siz harmanınızı kaldırın, makineyi geri bize gönderin, ücretini biz ödeyelim” dedik. O zamanlar cebimizde fazla paramız yoktu; otobüs parası, simit ve çorba parasından başka neredeyse hiç paramız olmamasına rağmen kimseyi mağdur etmedim ve beğenilmeyen patos makinesinin ücretini kendilerine ödedim.
Gençlere ve yeni iş kuranlara son olarak şunu söylemek isterim: Her zaman dürüst olun. Dürüst olan ve işinin arkasında duran insan, er ya da geç mutlaka kazanır.